Gelecek bu üç harflik kavramın üzerinde inşa ediliyor. IOT, İngilizceden Türkçeye çevirdiğimiz zaman Şeylerin İnterneti olarak çevriliyor ve baktığınızda çok anlamsız gelebilir ama aslında bir o kadar da anlamlı. Herhangi bir çerçevesi yok, spesifik bir alanı işaret etmiyor hemen hemen hayatımızda ki a’dan z’ye her şeyi kapsayan bir kelimedir. Biz daha iyi anlaşılabilmesi için bunu nesnelerin interneti olarak kullanıyoruz.

PEKİ NEDİR BU IOT?

Nesnelerin İnterneti; Benzersiz bir şekilde adreslenebilir ve nesnelerin belirlenen bir protokol üzerinde birbirleriyle haberleşmesi olarak tanımlanmaktadır. Bir başka deyiş ile nesnelerin interneti çeşitli haberleşme protokollerinin bulunduğu bir ağ nesnelerin birbirlerine internet aracılığı ile bağlanması, birbiriyle etkileşime girmesi ve kabaca akıllı bir ağ iletişimi kurmalarına nesnelerin interneti denmektedir.

Nesnelerin İnterneti kavramı ilk olarak 1991 yılında Cambridge Üniversitesi akademisyenler tarafından kahve makinesinin takip etmek için kurdukları kamera sisteminde ortaya çıktı ya da kullanıldı diyebiliriz. Şuan için bu durum oldukça basit, sıradan gelebilir ancak o dönemde bu olay ufuk açıcı, yeni fikirlerin doğmasına vesile olabilecek çağ açıcı bir düşünce idi. 2001 yılına kadar kullanılmış olan bu sistem, kahve makinesinin görüntüsünü her 3 dakikada bir bilgisayarların ekranına gönderiyor ve böylelikle kahve makinesini kimlerin kullandığını görebiliyordunuz.Bu uygulama çevrim içi ve real time (gerçek zamanlı) olarak işlemesinden ötürü “nesnelerin interneti” kavramının ilk somut örneği olarak tarihe geçmiştir

Az biraz nesnelerin internet kavramını ne olduğunu anladığınızı varsayıyorum. Kabaca bir kez daha tarif etmek gerekirse evinizde ki buzdolabının internet üzerinden anlık olarak, belli bir protokol üzerinden çamaşır makineniz ile dedikodu yapmasını sağlayan teknolojiye verilen genel bir bilişim kavramıdır :):)

PEKİ KULLANIM ALANLARI?

Akıllı ev sistemlerinde, herhangi bir nedenden dolayı evinden uzak olan kişi, bulunduğu yerden, bulunduğu zamanda, tablet ve cep telefonlarından evini görüntüleyebilmektedir. Evde bulunan perdelerden televizyona, camlardan su ısıtıcısı ve ısıtma-soğutma sistemlerine kadar tüm nesneler, birbirleriyle iletişim halinde çalışmakta, evde birisi varmış gibi bir izlenim vererek, üst düzey güvenlik önlemi sağlanmaktadır. Evdeki tüm nesnelerin doğrudan internete bağlanabiliyor olması ve istenilen her yerden rahatlıkla kontrol edilebilmesi, güvenlik ve konfor açısından büyük avantaj sağlamaktadır.

IoT kavramının kullanım alanı bunlarla sınırlı değildir. Tshirt gibi giyim ürünlerinden bileklik, gözlük ve takı gibi aksesuarlara, arabalardan top ve raketlere kadar birçok nesne için uygulanabilen bir teknolojidir. Ayrıca, bahçe için özel teknolojiyle geliştirilen ürünler de, bahçenin ne zaman ekilmesi, nasıl ekilmesi ve ne zaman sulanması gibi konularda bilgi verici niteliktedir.

Görüldüğü gibi, kullanım alanı oldukça geniş olan ve yapılan yatırımlar insan hayatında daha da geniş yer bulacak olan nesnelerin internet kavramı, teknolojinin sağladığı en büyük avantajlardan birisidir.

PEKİ BU IOT GÜVENLİ MİDİR?

Nesnelerin internetinin sağladığı pek çok fayda olduğu gibi,beraberinde getirdiği bazı sorunlarda vardır elbet.Bunların başında veri güvenliği gelir.Evimizde ve ofisimizde kullandığımız akıllı nesneler,bizimle ilgili pek çok verinin kayıt altına alınmasını sağlıyor.Bu verilerin başkaların ellerine geçmesi,bazı güvenlik sorunlarını da beraberinde getiriyor.Ağa bağlanmak için kullandığımız akıllı cihazlardan verdiğimiz veri paylaşım izinleri, herhangi bir durumda ve sızmada veya kötüye kullanım durumunda görebileceğimiz zararları tahmin bile edemeyiz.

 

Yorum Bırakın...